TÜKENEN
''Tükenen'' Şiirini Dinlemek İçin Tıkla
TÜKENEN
Hüznün elinde keskin kılıçlar,
Köşe başlarında kol geziyor.
Gökyüzünde, ateş topu yıldırımlar
Karanlığa ağıt yakıyor.
Yeri yıkamakta Kül rengi bulutlar.
Oturmuş duvarın dibine bir adam
Söylenmemiş türküler mırıldanır.
Sesi yanık, gönlü yanık, teni yanık,
Elinde zamana yenik bir resim, yarısı yırtık.
Kalbi parlayan kırılmış cam parçaları,
Gözleri aynada tanıdık arar.
Yüzünden belli yıkılmış fildişi kulesi,
Zaman feryatlar çığlıklar barındıran
Bir baykuşun son sesi.
Zaman tükenmiş kum taneleri,
Çölde biriken kum tepeleri.
Oturmuş duvarın dibine bir adam
Gözleri nemli.
Nefes almaya yok hevesi.
Vakit akşam vakti,
Gölgesi boyundan büyük
Başı gövdesine yük.
Damarlarında kırmızı çağlayanlar
Ve hüznün elinde hâlâ keskin kılıçlar…
Köşe başlarında kol geziyor.
Gökyüzünde, ateş topu yıldırımlar
Karanlığa ağıt yakıyor.
Yeri yıkamakta Kül rengi bulutlar.
Oturmuş duvarın dibine bir adam
Söylenmemiş türküler mırıldanır.
Sesi yanık, gönlü yanık, teni yanık,
Elinde zamana yenik bir resim, yarısı yırtık.
Kalbi parlayan kırılmış cam parçaları,
Gözleri aynada tanıdık arar.
Yüzünden belli yıkılmış fildişi kulesi,
Zaman feryatlar çığlıklar barındıran
Bir baykuşun son sesi.
Zaman tükenmiş kum taneleri,
Çölde biriken kum tepeleri.
Oturmuş duvarın dibine bir adam
Gözleri nemli.
Nefes almaya yok hevesi.
Vakit akşam vakti,
Gölgesi boyundan büyük
Başı gövdesine yük.
Damarlarında kırmızı çağlayanlar
Ve hüznün elinde hâlâ keskin kılıçlar…
RÜSTEM COŞGUN