ANADOLU TÜRKÜLERİ
Geceler sıkardı boğazımızı.
Sesimizi karanlıklara gömerdik.
Kimsesizliğimiz, yalnızlığımız
Bir feryat olur dökülürdü dudaklarımızdan:
Gel de bir bade doldur
Bir mumdur iki mumdur.
Baharda bereket sızardı göğün çatlaklarından.
Çıplak ağaçlar bir bayram sabahına hazırlanırdı.
Yeşil fistan giyerdi ceviz ağaçları.
Akasyalarda beyaz üzüm salkımları,
Pencere önlerinde açardı cam güzelleri.
Bahçeler çiçeklenir kokusu dosta gider.
Karanfil deste gider, senin kalbinde kimler.
Sokağın sessizliğini çerçiciler yırtardı:
Geçi boynuzu var sormuk şekeri var, gınalı şeker var.
Dört teker üstünde binbir çeşit sayardı.
Ve bir de sokağın namesi müzikçalarıyla
Çerçici her sokağa umut satardı:
‘’Üç gün arpanı derem
Beş gün buğdanı derem
Bu yıllık burda kalam
Gine seni ben alam.’’
Yazın sıcağında serinlemek için,
Çimmeye gidilirdi en yakın çaya.
Suyun ağzı en yuha yerinden kesilir,
Saatler geçirilirdi o çorak suda.
Ardından güneşlenmek için uzanınca bir taş üstüne,
Değme keyfime.
Zaman bir türkü olup akardı gönülden dile:
Su gelir güldür güldür,
Gel de yar beni güldür.
Sesimizi karanlıklara gömerdik.
Kimsesizliğimiz, yalnızlığımız
Bir feryat olur dökülürdü dudaklarımızdan:
Gel de bir bade doldur
Bir mumdur iki mumdur.
Baharda bereket sızardı göğün çatlaklarından.
Çıplak ağaçlar bir bayram sabahına hazırlanırdı.
Yeşil fistan giyerdi ceviz ağaçları.
Akasyalarda beyaz üzüm salkımları,
Pencere önlerinde açardı cam güzelleri.
Bahçeler çiçeklenir kokusu dosta gider.
Karanfil deste gider, senin kalbinde kimler.
Sokağın sessizliğini çerçiciler yırtardı:
Geçi boynuzu var sormuk şekeri var, gınalı şeker var.
Dört teker üstünde binbir çeşit sayardı.
Ve bir de sokağın namesi müzikçalarıyla
Çerçici her sokağa umut satardı:
‘’Üç gün arpanı derem
Beş gün buğdanı derem
Bu yıllık burda kalam
Gine seni ben alam.’’
Yazın sıcağında serinlemek için,
Çimmeye gidilirdi en yakın çaya.
Suyun ağzı en yuha yerinden kesilir,
Saatler geçirilirdi o çorak suda.
Ardından güneşlenmek için uzanınca bir taş üstüne,
Değme keyfime.
Zaman bir türkü olup akardı gönülden dile:
Su gelir güldür güldür,
Gel de yar beni güldür.
RÜSTEM COŞGUN