GENÇLİĞE MERSİYE
Sen gidince renkler görünmez oldu.
Aynaya sis düştü, düşleri boğdu.
Küstü gönül dünyam, sevincim soldu.
Gözlerim güzeli seçemez oldu.

Gitmekle bitmiyor, yollar uzadı.
Menzilim bilinmez, ufuk karardı.
Eskiden yollar, fizana kadardı,
Şimdi dizim yokuş çıkamaz oldu.

Halimi soracak bir dost gözlerim,
Bulunca konuşmaz lal olur dilim.
Anlatmaya kalmadı hiç mecalim,
Sesim dertlerime yetemez oldu.

Yaşam coşkun bir sel, sular durulmaz.
Bendeki sevdadır, sararıp solmaz.
Bedenim yaşlanır, gönül kocalmaz.
Gönlüme hiç sözüm geçemez oldu.

Baharda hep açar, ağaçlar çiçek.
Ardından yaz gelip meyve verecek.
Hepsi dalda kalır, yoktur yiyecek.
Dilim tatlarına varamaz oldu.

Saçlara zamansız düştü aklarım.
Gençliğimi anılarda saklarım.
Söyleyin dinsin şu gönül sazlarım.
Kulağım her sesi duyamaz oldu.

Düşer mi toprağa iri yağmurlar?
Çağlar mı söyleyin sonra ırmaklar?
Eser mi anlatın, esrik rüzgarlar?
Tenim rüzgarları bilemez oldu.

Yelkovan, akrep peş peşe koşardı.
Gün mevsimi, mevsim yılı kovardı.
Eskiden zaman su gibi akardı.
Şimdi de geceler geçemez oldu.

Gün gün azaldı yaşama sevincim.
Zamana yenildi yaşam direncim.
Küllenip sönüyor kalpte ateşim.
Mevsim artık kış, bahar gelmez oldu